Çankaya İşçi Avukatı arayışında olan işçiler ve işverenler için, bu sayfada Ankara Çankaya özelinde iş hukukundan doğan uyuşmazlıkların nasıl ele alındığını, hangi hakların gündeme geldiğini, izlenmesi gereken adımları ve dikkat edilmesi gereken süreleri bilgilendirici bir dille aktarıyoruz. Amacımız; iş ilişkisinin kurulmasından sona ermesine kadar uzanan süreçte tarafların haklarının doğru değerlendirilmesi, alacak ve tazminat kalemlerinin usulüne uygun biçimde takip edilmesi ve hak kaybını önlemeye yönelik adımların titiz bir takip anlayışıyla yürütülmesi konusunda hukuki destek sunmaktır.

İş hukukundan doğan uyuşmazlıklar, esas olarak 4857 sayılı İş Kanunu ve yargılama usulü bakımından 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu çerçevesinde çözüme kavuşturulur. Bu düzenlemeler; iş sözleşmesinin kurulması, tarafların yükümlülükleri, ücret ve çalışma koşulları, sözleşmenin sona ermesi ile tazminat ve alacak taleplerinin usulünü kapsar. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunduğundan, izlenecek yol tarafların durumuna ve somut olgulara göre belirlenir; bu nedenle sürecin başında hukuki değerlendirme yapılması önem taşır.

Çankaya İşçi Avukatı: iş hukuku ve işçi hakları

İş Sözleşmesinin Sona Ermesi ve Fesih

İş ilişkisinin en çok uyuşmazlık doğuran aşaması, sözleşmenin sona ermesidir. İş sözleşmesi; tarafların anlaşmasıyla, sürenin dolmasıyla, işçinin ya da işverenin feshiyle veya emeklilik, ölüm gibi hâllerle sona erebilir. Feshin türü ve dayandığı gerekçe, işçinin talep edebileceği tazminat ve alacak kalemlerini doğrudan etkiler. Bu nedenle fesih bildiriminin biçimi, gerekçesi ve zamanlaması dikkatle incelenmelidir; çünkü sonraki aşamada feshin geçerliliği bu unsurlar üzerinden denetlenir.

Feshin Geçerliliği ve Haklı / Geçerli Neden

İş Kanunu, işverenin feshini geçerli ve haklı neden ayrımı içinde ele alır. Haklı nedenle fesih, kanunda sayılan ağır durumların varlığında derhal feshe imkân tanırken; geçerli nedenle fesih, işçinin yeterliliğinden, davranışlarından ya da işletmenin gereklerinden kaynaklanan sebeplere dayanır. İşçinin de haklı nedenle fesih hakkı bulunur; ücretin ödenmemesi, çalışma koşullarının tek taraflı ağırlaştırılması ya da sağlığı tehdit eden durumlar bu kapsamda değerlendirilebilir. Fesih gerekçesinin yazılı biçimde ve açık şekilde bildirilmiş olması, sonraki aşamada geçerliliğin denetlenmesi bakımından belirleyicidir. Gerekçesi belirsiz ya da usulüne uygun bildirilmemiş fesihler, geçersizlik iddiasına açık kalabilir.

İhbar Tazminatı ve İhbar Süreleri

Belirsiz süreli iş sözleşmesinin feshinde, kural olarak karşı tarafa önceden bildirimde bulunulması gerekir. İş Kanunu, bu bildirim sürelerini işçinin kıdemine göre kademeli olarak belirlemiştir: işi altı aydan az sürmüş işçi için iki hafta, altı ay ile bir buçuk yıl arası için dört hafta, bir buçuk yıl ile üç yıl arası için altı hafta, üç yıldan fazla süren işlerde ise sekiz hafta öngörülmüştür. Bu sürelere uymadan yapılan fesihte, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında ihbar tazminatı gündeme gelir. İhbar tazminatı yalnızca işçi yönünden değil, bildirim süresine uymadan işten ayrılan işçi bakımından işveren yönünden de söz konusu olabilir; bu nedenle sürelerin doğru hesaplanması hak kaybını önlemeye yardımcı olur. Bu tazminatın kapsamına ve koşullarına ilişkin bilgilere ihbar tazminatı nedir başlıklı yazımızdan ulaşabilirsiniz.

Kıdem Tazminatı

Kıdem tazminatı, kanunda öngörülen koşulların varlığı hâlinde işçiye ödenen bir alacaktır. Bu tazminata hak kazanılabilmesi için işçinin işyerinde en az bir yıllık kıdeminin bulunması ve sözleşmenin kanunda belirtilen hâllerden biriyle (işverenin haklı neden dışında feshi, işçinin haklı nedenle feshi, emeklilik, askerlik, kadın işçinin evlilik nedeniyle bir yıl içinde feshi veya işçinin ölümü gibi) sona ermesi aranır. Tazminat, çalışılan her tam yıl için otuz günlük giydirilmiş brüt ücret esas alınarak hesaplanır; bir yıldan artan süreler için oranlama yapılır. Kıdem tazminatına esas ücretin bir üst sınırı (tavan) bulunur; ancak bu tavan tutarı kanunla belirlenir ve dönemsel olarak güncellenir. Bu nedenle bu sayfada belirli bir rakam taahhüt edilmemekte; hesaplamada güncel tavanın ve giydirilmiş ücrete dâhil kalemlerin yürürlükteki mevzuattan teyit edilmesi gerektiği hatırlatılmaktadır. Konunun ayrıntılarını kıdem tazminatı şartları ve hesaplama başlıklı yazımızda ele aldık.

İşe İade Davası

İş güvencesi kapsamındaki işçiler bakımından, geçerli neden gösterilmeden ya da gösterilen nedenin geçersiz olması hâlinde feshe karşı işe iade talebiyle başvurulabilir. İşe iade yoluna gidilebilmesi için genel olarak; iş sözleşmesinin belirsiz süreli olması, işçinin aynı işverene ait işyerinde en az altı aylık kıdeminin bulunması, işyerinde otuz veya daha fazla işçi çalıştırılması ve işçinin işveren vekili konumunda olmaması gibi koşullar aranır. Feshin geçersizliğinin ileri sürülebilmesi için, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren kanunda öngörülen bir aylık hak düşürücü süre içinde önce arabulucuya başvurulması, anlaşma sağlanamazsa yine kanunda belirtilen süre içinde dava açılması gerekir. Bu sürenin kaçırılması, işe iade talebinin esastan incelenmeksizin reddine yol açabileceğinden, fesih tarihinden itibaren süreç dikkatle takip edilmelidir. Feshin geçersizliğine karar verilmesi hâlinde, işçinin işe başlatılması ile boşta geçen süreye ve işe başlatmama tazminatına ilişkin sonuçlar kanun çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.

İşçilik Alacakları

İş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda tazminatların yanında, çalışma süresince doğmuş ancak ödenmemiş çeşitli alacak kalemleri de gündeme gelir. Bu alacakların çoğu, çalışma koşullarının ve ödemelerin belgeyle ortaya konulmasını gerektirir; bu nedenle bordro, işe giriş-çıkış kayıtları, mesai çizelgeleri ve banka ödeme dökümleri gibi delillerin bütün olarak değerlendirilmesi önem taşır. Küçük sanayi siteleri ve üretim atölyelerinin yoğunlaştığı bölgelerde bu belgelerin tamamına ulaşmak her zaman mümkün olmadığından, Yenimahalle’deki sanayi siteleri çevresinden gelen alacak talepleri bakımından ispat araçlarını sürecin başında belirliyoruz.

Fazla Çalışma Ücreti

Fazla çalışma, kural olarak haftalık kırk beş saati aşan çalışmayı ifade eder. Bu sınırı aşan her saat için işçiye, normal çalışma ücretinin saat başına yüzde elli zamlı tutarı ödenir. Fazla çalışmanın ispatı çoğu zaman uyuşmazlığın merkezinde yer alır; işyeri kayıtları, giriş-çıkış sistemleri, puantaj cetvelleri ve tanık beyanları bu noktada değerlendirilir. Fazla çalışma karşılığının ücret yerine serbest zaman olarak kullandırılması gibi durumlar da mevzuatta düzenlenmiştir. Ücret bordrolarında fazla çalışma tahakkuku bulunması hâlinde, bu ödemelerin gerçekten yapılıp yapılmadığı ayrıca incelenir. İspat araçlarını ve hesaplama esaslarını fazla mesai ücreti ve ispatı yazımızda ayrıntılı biçimde inceledik. Vardiya usulüyle çalışılan üretim işyerlerinde puantaj cetvelleri ve giriş-çıkış kayıtları daha belirleyici olduğundan, Etimesgut ve çevresindeki üretim işyerlerinde geçen vardiyalı çalışmalar bakımından bu belgelerin dosyaya eksiksiz getirilmesi üzerinde duruyoruz.

Yıllık Ücretli İzin

İşyerinde en az bir yıl çalışmış işçi, yıllık ücretli izne hak kazanır. İzin süreleri kıdeme göre belirlenir: bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dâhil) kıdemi olan işçi için en az on dört gün, beş yıldan fazla on beş yıldan az kıdem için en az yirmi gün, on beş yıl ve daha fazla kıdem için en az yirmi altı gün öngörülmüştür. Ayrıca on sekiz ve daha küçük yaştaki işçiler ile elli ve daha yukarı yaştaki işçiler için izin süresi kanunda ayrıca güvence altına alınmıştır. İş sözleşmesinin sona ermesi hâlinde, kullandırılmayan yıllık izinlere karşılık gelen ücret alacağı gündeme gelebilir; bu alacağın hesabında işçinin son ücreti esas alınır.

Ücret ve Diğer Alacaklar

Ödenmeyen aylık ücretler, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri, hafta tatili ücretleri, prim ve ikramiye gibi kalemler de işçilik alacakları arasında yer alabilir. Bu alacaklar bakımından zamanaşımı süreleri ve faiz başlangıç tarihleri kanunla belirlendiğinden, talebin zamanında ileri sürülmesi hak kaybını önlemeye yönelik önemli bir adımdır. Alacak kalemlerinin dayanağının ve tutarının belirlenmesinde, çoğu zaman bilirkişi incelemesine başvurulur; bu nedenle iş ilişkisine dair belgelerin baştan itibaren derli toplu biçimde saklanması yerinde olur.

İş Kazası ve Meslek Hastalığı

İş kazası ve meslek hastalığı, işçinin bedensel bütünlüğünü doğrudan ilgilendirdiğinden ayrı bir önem taşır. Bu tür olaylarda; kazanın Sosyal Güvenlik Kurumu‘na bildirimi, olayın oluş biçiminin ve tarafların kusur durumunun tespiti, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine uyup uymadığının değerlendirilmesi gündeme gelir. İşçi ya da hak sahipleri, koşulların varlığı hâlinde maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Kusur ve zarar tutarının belirlenmesinde bilirkişi raporları belirleyici olur; bu nedenle olaya ilişkin tutanak, sağlık raporları, iş güvenliği kayıtları ve tanık beyanları gibi delillerin başından itibaren derli toplu biçimde saklanması önem taşır. Organize sanayi ve üretim tesislerinin bulunduğu bölgelerde bu başlık daha sık gündeme geldiğinden, Sincan çevresindeki iş kazası dosyaları bakımından da olay tutanağının, iş sağlığı ve güvenliği eğitim kayıtlarının ve Kuruma yapılan bildirimin ilk aşamada temin edilmesine önem veriyoruz.

İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing)

İşyerinde sistematik biçimde tekrarlanan, işçiyi yıldırmaya ya da işten ayrılmaya zorlamaya yönelik davranışlar, mobbing olarak değerlendirilir. Bu tür durumlarda işçinin, koşulların varlığı hâlinde haklı nedenle fesih hakkı ile maddi ve manevi tazminat talepleri gündeme gelebilir. Mobbing iddiasının ortaya konulmasında; davranışların süreklilik taşıdığını gösteren yazışmalar, e-postalar, tanık beyanları ve varsa idari kayıtlar önem kazanır. Sürecin başından itibaren delillerin düzenli biçimde toplanması, iddianın değerlendirilmesini kolaylaştırır.

Diğer İşçilik Talepleri ve SGK Süreçleri

Fesih ve alacak kalemlerinin yanında sigortalılık kayıtlarından, eşit davranma borcundan ve sendikal güvencelerden doğan talepler de sık gündeme gelir. Bu başlıklarda talebin dayanağı, ispat düzeni ve izlenecek usul birbirinden ayrıldığından, her birini kendi koşulları içinde değerlendiriyoruz.

Hizmet Tespiti Davası ve SGK Başvuruları

Çalışması Sosyal Güvenlik Kurumu’na hiç bildirilmemiş ya da gün sayısı veya kazancı eksik bildirilmiş işçi, çalışmasının tespiti için iş mahkemesine başvurabilir. 5510 sayılı Kanun bu başvuruyu, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayan ve kanunda beş yıl olarak öngörülen hak düşürücü süreye bağlamıştır. 7036 sayılı Kanun uyarınca, sigortalılık sürelerinin tespiti talebiyle işveren aleyhine açılan dava Kuruma resen ihbar edilir; Kurum da davaya davalı yanında katılabilir. Bu talep, işçilik alacağı veya tazminat istemi niteliğinde olmadığından dava şartı olarak arabuluculuk kapsamında değerlendirilmez. SGK hizmet dökümü, işe giriş bildirgesi, ödeme kayıtları ve tanık beyanlarını birlikte ele alıyoruz.

Kötüniyet Tazminatı

İş güvencesi hükümlerinden yararlanamayan, yani işe iade yoluna başvurma koşullarını taşımayan işçinin sözleşmesi fesih hakkının kötüye kullanılması yoluyla sona erdirilmişse kötüniyet tazminatı gündeme gelir. İş Kanunu bu tazminatı bildirim süresinin üç katı tutarında öngörmüştür; bildirim şartına da uyulmamışsa ihbar tazminatı ayrıca istenebilir. Feshin kötüniyetle yapıldığı iddiası somut olgularla ortaya konulmalı; hak arama başvurusunun ardından yapılan fesihler bu yönüyle incelenir.

Ayrımcılık (Eşit Davranma Borcuna Aykırılık) Tazminatı

İş Kanunu, iş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, inanç ve mezhep gibi sebeplere dayalı ayrım yapılmasını yasaklar; esaslı bir sebep olmadıkça kısmi süreli ya da belirli süreli çalışana farklı işlem yapılamaz. Bu kurala aykırı davranılması hâlinde işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki tazminatın yanında yoksun bırakıldığı hakları da talep edebilir. Kural olarak ihlali işçi ispatlar; ancak işçi ihlal ihtimalini güçlü biçimde gösteren bir durum ortaya koyduğunda ispat yükü işverene geçer.

Sendikal Haklar ve Sendikal Tazminat

Sendikaya üye olmak, üyelikten çekilmek ya da iş saatleri dışında sendikal faaliyete katılmak güvence altındadır; işveren bu nedenlerle işçiyi işten çıkaramaz veya farklı işleme tabi tutamaz. 6356 sayılı Kanun, bu güvencelere aykırılık hâlinde işçinin bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedileceğini düzenler. Sendikal nedenle fesih iddiasında feshin nedenini ispat yükü işverendedir; feshin sendikal nedene dayandığı tespit edilirse işçinin işe başlatılıp başlatılmamasından bağımsız olarak sendikal tazminata karar verilir.

İşveren Tarafında Danışmanlık ve İş Sözleşmesi Fesih Süreci

İşveren tarafında yürütülen çalışmalarda amaç, fesih ve disiplin süreçlerinin baştan mevzuata uygun kurulmasıdır. İş Kanunu, işverenin fesih bildirimini yazılı yapmasını ve fesih sebebini açık ve kesin biçimde belirtmesini arar; işçinin davranışı ya da verimiyle ilgili fesihlerde savunmasının alınması gerekir. Tutanak ve yazışmaların düzenli tutulması, iş sözleşmesi ile işyeri uygulamalarının incelenmesi ve hesapların fesih öncesinde kontrol edilmesi bu aşamada belirleyici olur. Arabuluculuk aşamasının hazırlıklı yürütülmesi konusunda işveren tarafına da hukuki destek sunuyoruz.

Zorunlu Arabuluculuk: Dava Şartı

İşçilik alacakları ve işe iade talepleri bakımından, mahkemeye başvurmadan önce arabulucuya gidilmesi bir dava şartıdır. Bu kapsamda taraflar, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecine katılır; anlaşma sağlanırsa uyuşmazlık bu aşamada çözüme kavuşur, sağlanamazsa düzenlenen son tutanakla birlikte dava yoluna geçilir. Arabuluculuk aşamasında hakların ve alacak kalemlerinin doğru değerlendirilmesi, sonraki yargılama açısından da belirleyici olabilir. Dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadan doğrudan açılan davalar usulden reddedilebileceğinden, bu adım atlanmamalı ve arabuluculuk sürecine hazırlıklı girilmelidir.

Görevli Mahkeme ve Yetki (Ankara)

İş hukukundan doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme, iş mahkemeleridir; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemeleri iş mahkemesi sıfatıyla bakar. Yetki bakımından ise kural olarak davalı işverenin yerleşim yeri ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir. Çankaya ve çevresinde çalışan ya da işyeri bu bölgede bulunan taraflar bakımından uyuşmazlıklar, uygulamada çoğunlukla Ankara İş Mahkemeleri nezdinde görülür. Görev ve yetki kurallarının başından doğru belirlenmesi, dosyanın usulden reddi gibi zaman kaybettiren sonuçların önüne geçilmesine yardımcı olur. Aynı yetki kuralı gereği, Keçiören’de çalışan işçilerin talepleri de Ankara İş Mahkemeleri önünde görülür; dava öncesindeki arabuluculuk başvurusu ise adliye bünyesindeki arabuluculuk bürosu üzerinden yapılır.

Talep Türüne Göre Aranan Koşullar

Aşağıdaki tablo, bu sayfada ele alınan taleplerin dayandığı temel koşulları ve usul bakımından atlanmaması gereken noktaları özetler; sonuç somut olguya ve delil durumuna göre belirlenir.

Talep türü Aranan temel koşul Dikkat edilecek nokta
Hizmet tespiti Çalışmanın Kuruma hiç bildirilmemiş ya da eksik bildirilmiş olması İş mahkemesinde görülür, Kuruma resen ihbar edilir; hak düşürücü süre işler
Kötüniyet tazminatı İşçinin iş güvencesi hükümleri kapsamı dışında kalması ve fesih hakkının kötüye kullanılması İhbar tazminatından ayrı bir kalemdir; koşulları varsa birlikte istenebilir
Ayrımcılık tazminatı Eşit davranma borcuna aykırı bir uygulamanın bulunması İşçi ihlal ihtimalini güçlü biçimde ortaya koyarsa ispat yükü işverene geçer
Sendikal tazminat Sendika üyeliği ya da sendikal faaliyet nedeniyle fesih veya farklı işlem Feshin nedenini ispat işverene aittir; tespit hâlinde işe başlatma şartına bağlı olmaksızın hükmedilir
İşveren tarafında fesih hazırlığı Geçerli sebebin belgeye dayanması ve gereken hâllerde savunma alınması Fesih bildirimi yazılı yapılmalı, sebep açık ve kesin biçimde belirtilmelidir

Sürecin Takibinde Hukuki Desteğin Rolü

İş uyuşmazlıkları, delil yoğun ve sürelere bağlı süreçlerden oluşur. Bu nedenle sürecin başında hak ve alacakların doğru belirlenmesi, delillerin toplanması, arabuluculuk aşamasının etkin biçimde değerlendirilmesi ve gerektiğinde dava yoluna usulüne uygun biçimde başvurulması önem taşır. Hukuki destek kapsamında; fesih ve alacak durumunun incelenmesi, hesaplamaların ilgili mevzuata göre gözden geçirilmesi, arabuluculuk sürecinin yürütülmesi ve dava aşamasında dilekçe ile delillerin hazırlanması gibi adımlar ele alınır. Bu sayfada herhangi bir sonuç taahhüdünde bulunulmamakta; yalnızca sürecin nasıl işlediği ve dikkat edilmesi gereken noktalar bilgilendirme amacıyla aktarılmaktadır.

Çankaya ve Ankara Genelinde Hukuki Destek

Çankaya başta olmak üzere Ankara genelinde yürütülen iş uyuşmazlıklarında, arabuluculuk başvuruları ilgili adliye bünyesindeki arabuluculuk bürosu üzerinden yapılır; dava aşaması ise Ankara İş Mahkemeleri nezdinde görülür. Çukurambar, Kızılay, Kavaklıdere ve Söğütözü gibi Çankaya’nın farklı bölgelerinde çalışan işçiler ve faaliyet gösteren işverenler bakımından, arabuluculuk ve dava adımlarının yerel işleyişe uygun biçimde planlanması süreci kolaylaştırır. Bu bölümde, bölgeye özgü başvuru pratiklerini ve dikkat edilmesi gereken noktaları bilgilendirici bir dille aktarıyoruz.

Sıkça Sorulan Sorular

Kıdem tazminatına hak kazanmanın şartları nelerdir?

Kıdem tazminatına hak kazanılabilmesi için işçinin işyerinde en az bir yıllık kıdeminin bulunması ve iş sözleşmesinin kanunda sayılan hâllerden biriyle sona ermesi gerekir. Tazminat, her tam çalışma yılı için otuz günlük giydirilmiş brüt ücret esas alınarak hesaplanır; kıdem tazminatı tavanı ise kanunla belirlenir ve güncel tutarın teyit edilmesi gerekir.

İşe iade davası açmak için hangi koşullar aranır?

İşe iade için genel olarak iş sözleşmesinin belirsiz süreli olması, işçinin en az altı aylık kıdeminin bulunması, işyerinde otuz veya daha fazla işçi çalıştırılması ve işçinin işveren vekili olmaması aranır. Ayrıca fesih bildiriminin tebliğinden itibaren kanunda öngörülen bir aylık süre içinde önce arabulucuya başvurulması gerekir.

İş davası açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu mu?

İşçilik alacakları ve işe iade talepleri bakımından arabuluculuk bir dava şartıdır; yani mahkemeye başvurmadan önce arabulucuya gidilmesi gerekir. Anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanakla birlikte dava yoluna geçilebilir. Bu adım atlanırsa dava usulden reddedilebilir.

Fazla çalışma ücreti nasıl hesaplanır?

Fazla çalışma, kural olarak haftalık kırk beş saati aşan çalışmadır ve bu sınırı aşan her saat için normal ücretin saat başına yüzde elli zamlı tutarı ödenir. Fazla çalışmanın ispatında işyeri kayıtları, giriş-çıkış sistemleri ve tanık beyanları değerlendirilir.

İş kazası sonrası hangi haklara başvurulabilir?

İş kazası ya da meslek hastalığı hâlinde, koşulların varlığında işçi veya hak sahipleri maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Kusur ve zarar tutarının belirlenmesinde bilirkişi raporları esas alınır; kazanın Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirimi ve delillerin toplanması sürecin önemli adımlarıdır.

İlk görüşmeye hangi belgeleri getirmeliyim?

İş sözleşmesi, ücret bordroları, banka ödeme dökümleri, varsa fesih bildirimi ve işverenle yapılan yazışmalar ilk değerlendirme için iyi bir başlangıç sağlar. SGK hizmet dökümü, mesai çizelgeleri ve giriş-çıkış kayıtları gibi belgeler de talep edilecek kalemlerin belirlenmesini kolaylaştırır. Eksik belgeler süreç içinde ilgili kurumlardan veya işverenden temin edilebilir; belge eksikliği görüşmeye engel değildir.

Dava masrafları ve vekalet ücreti nasıl belirlenir?

Dava harçları ve yargılama giderleri kanunla ve ilgili tarifelerle belirlenir; tutarlar dosyanın niteliğine ve talep edilen alacak kalemlerine göre değişebilir. Vekalet ücreti ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin altında kalmamak üzere avukat ile iş sahibi arasında yapılan sözleşmeyle kararlaştırılır. Masraf kalemleri ve ödeme düzeni, sürecin başında yapılan görüşmede ayrıca ele alınır.

İlgili Hizmetler

İş hukuku uyuşmazlıkları çoğu zaman diğer hukuk alanlarıyla birlikte gündeme gelir; örneğin iş kazalarında olayın ceza hukuku boyutu da gündeme gelebilir. Çankaya ve Ankara genelinde sunulan diğer çalışma alanlarımıza Çankaya hukuk hizmetleri sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

İş hukukundan doğan bir uyuşmazlık ya da alacak talebiniz için hukuki desteğe ihtiyaç duyuyorsanız Avukat Oğuz Üşenmez ile iletişime geçebilirsiniz. Fesih, tazminat, işçilik alacakları ve arabuluculuk süreçleri hakkında bilgilendirme sağlanır.