Çankaya Yabancılar Avukatı olarak, Türkiye’de yaşayan, çalışan ya da yerleşme niyetinde olan yabancı uyruklu bireylere ikamet izni, çalışma izni, sınır dışı (deport) kararları, idari gözetim ve uluslararası koruma gibi süreçlerde hukuki destek sunuyoruz. Yabancılar hukuku, farklı kurumlarla yürütülen, belge yoğun ve sıkı sürelere bağlı işlemlerden oluştuğundan; atılacak her adımın hukuki dayanağının bulunması ve usule uygun ilerlenmesi büyük önem taşır. Aşağıda bu alanın temel başlıklarını, izlenen usulleri ve Çankaya özelindeki yerel işleyişi bilgilendirme amacıyla ele alıyoruz.
Yabancıların Türkiye’ye girişi, Türkiye’de kalışı, çıkışı ve haklarında uygulanabilecek koruma statüleri esas olarak Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu çerçevesinde düzenlenmiştir. Bu düzenleme; ikamet izinlerini, sınır dışı etme kararlarını, idari gözetim tedbirini ve uluslararası koruma başvurularını ayrıntılı biçimde belirler. Çalışma izinlerine ilişkin işlemler ise uluslararası işgücüne dair mevzuat kapsamında ayrıca yürütülür. Her başvurunun kendine özgü koşulları bulunduğundan, izlenecek yol kişinin durumuna göre belirlenir; bu nedenle sürecin başında hukuki değerlendirme yapılması yerinde olur.

Yabancılar Hukukunda Hukuki Destek
Yabancılar hukuku, bir kişinin Türkiye’deki statüsünü doğrudan etkileyen işlemleri kapsadığından, hata payının düşük tutulması gereken bir alandır. Reddedilen bir başvuru, süresinde itiraz edilmeyen bir idari işlem veya usulüne uygun hazırlanmamış bir dosya, çoğu zaman kişinin Türkiye’de kalış hakkını ya da çalışma imkânını yitirmesine yol açabilir. Bu nedenle sürecin baştan doğru planlanması ve idareyle yürütülen yazışmaların düzenli takibi belirleyici olur.
Hukuki destek kapsamında; kişinin durumuna uygun izin türünün belirlenmesi, gerekli belgelerin listelenerek usulüne uygun biçimde hazırlanması, başvurunun ilgili mercilere sunulması, olumsuz sonuç hâlinde itiraz ve dava seçeneklerinin ele alınması ve idari gözetim ile sınır dışı gibi acil karar gerektiren durumlarda hızlı adım atılması gibi işlemler yürütülür. Her dosya kendi somut koşulları içinde değerlendirilir; kişinin uyruğu, kalış amacı, aile durumu ve geçmiş işlemleri izlenecek yolu doğrudan etkiler. Bu sayfada herhangi bir sonuç taahhüdünde bulunulmamakta; yalnızca sürecin nasıl işlediği ve dikkat edilmesi gereken noktalar aktarılmaktadır.
İkamet İzni Türleri, Başvuru ve Yenileme
Türkiye’de belirli bir süreyi aşan kalışlar kural olarak ikamet iznine bağlıdır. İkamet izni, yabancının Türkiye’de yasal olarak bulunmasının temelini oluşturur ve pek çok başka işlemin (çalışma, öğrenim, aile birleşimi, hatta ilerleyen aşamada vatandaşlık) ön koşulu olabilir. Mevzuatta farklı amaçlara yönelik çeşitli ikamet izni türleri düzenlenmiştir; hangi türün uygun olduğu kişinin kalış amacına göre belirlenir.
Kısa Dönem İkamet İzni
Kısa dönem ikamet izni, turizm, iş kurma, taşınmaz edinimi, tedavi veya benzeri amaçlarla Türkiye’de kalmak isteyen yabancılar bakımından yaygın olarak başvurulan türdür. Bu izinde başvuranın kalış amacını belgelendirmesi, geçimini sağlayacak imkâna sahip olduğunu ortaya koyması ve geçerli bir sağlık sigortası bulundurması gibi ölçütler değerlendirilir. İznin süresi ve yenilenme koşulları kalış amacına göre farklılık gösterebilir.
Aile İkamet İzni
Aile ikamet izni, Türk vatandaşlarının veya Türkiye’de yasal olarak bulunan yabancıların eş ve çocukları bakımından öngörülmüş bir türdür. Bu izinde aile bağının resmî belgelerle ortaya konması, birlikte yaşama koşulunun bulunması ve destekleyici kişinin gelir ile barınma bakımından belirli ölçütleri taşıması aranır. Aile birliğinin fiilen sürdürüldüğü hususu değerlendirmeye dâhil olabildiğinden, ilgili durumun belgelendirilmesi sürecin sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar.
Öğrenci ve Diğer İkamet İzinleri
Öğrenci ikamet izni, Türkiye’de bir eğitim kurumunda öğrenim görecek yabancılar için düzenlenmiştir ve öğrencilik statüsünün belgelenmesine dayanır. Bunların yanında uzun dönem ikamet izni, insani ikamet izni ve insan ticareti mağdurları için öngörülen izin gibi farklı türler de mevzuatta yer alır. Her türün kendine özgü koşulları bulunduğundan, başvurudan önce kişinin durumuna uygun türün belirlenmesi önem taşır.
İkamet izni başvuruları elektronik ortamda oluşturulan randevu ve dosya üzerinden ilgili göç idaresi birimlerine yapılır. İznin süresi dolmadan yenileme başvurusunda bulunulması, kesintisiz kalışın sürdürülmesi bakımından belirleyicidir. Yenileme başvurularının kanunda öngörülen süre içinde yapılması, eksik belge nedeniyle dosyanın olumsuz sonuçlanmasının önüne geçilmesi ve adres ile iletişim bilgilerinin güncel tutulması, uygulamada sık gündeme gelen dikkat noktalarıdır.
Uzun Dönem İkamet İzni
Uzun dönem ikamet izni, kanunda öngörülen süre boyunca kesintisiz biçimde ikamet izniyle Türkiye’de kalmış yabancılar bakımından gündeme gelen ve süresiz olarak düzenlenen bir izin türüdür. Geçişte; belirli bir dönemde sosyal yardım alınmamış olması, kişinin ve varsa ailesinin geçimini sağlayacak yeterli ve düzenli gelirin bulunması, geçerli sağlık sigortası ile kamu düzeni ve kamu güvenliği bakımından tehdit oluşturulmaması aranır. Başvuru valiliklere yapılır ve izin Bakanlığın onayıyla verilir. Mülteci, şartlı mülteci ve ikincil koruma statüsü sahipleri ile insani ikamet izni sahiplerine ve geçici koruma sağlananlara bu izne geçiş hakkı tanınmaz. İzin, kamu düzeni veya kamu güvenliği bakımından ciddi tehdit oluşması ya da mevzuatta sayılan istisnalar dışında uzun süre yurt dışında kalınması hâlinde iptal edilebilir.
Çalışma İzni Başvurusu ve Reddi
Türkiye’de bir işverene bağlı olarak ya da bağımsız biçimde çalışmak isteyen yabancıların kural olarak çalışma izni alması gerekir. Çalışma izni, çoğu durumda geçerli bir ikamet izni yerine de geçebilen ve çalışma hakkını doğrudan etkileyen bir işlemdir. Başvuru genellikle yabancıyı istihdam edecek işveren aracılığıyla, ilgili bakanlık nezdinde yürütülür; bağımsız çalışma ve belirli meslek grupları bakımından ise farklı usuller söz konusu olabilir. Başvuru işveren üzerinden yürütüldüğünde süreçteki bildirimler çoğunlukla işyerine ulaştığından, Yenimahalle’deki işyerleri adına yapılan çalışma izni başvurularında işveren ile yabancının süreci birlikte izlemesi önem taşır.
Çalışma izni değerlendirmesinde, istihdamın niteliği, işyerinin durumu, yabancının niteliği ve yürürlükteki işgücü politikaları gibi ölçütler dikkate alınır. Başvurunun reddedilmesi hâlinde, ret kararına karşı öngörülen idari itiraz yoluna kanunda belirlenen süre içinde başvurulması gündeme gelir; itirazın da olumsuz sonuçlanması durumunda idari yargı yolu değerlendirilebilir. Ret gerekçesinin niteliğine göre, eksikliğin giderilerek yeniden başvuru yapılması ya da doğrudan yargı yoluna gidilmesi seçenekleri birlikte ele alınır. Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açabileceğinden, kararın tebliğinden itibaren zaman çizelgesinin dikkatle izlenmesi önem taşır. Başvuru hazırlığını ve ret kararı sonrasında izlenebilecek yolları çalışma izni başvurusu ve reddi yazımızda ayrıntılı biçimde ele aldık.
Sınır Dışı (Deport) Kararı ve İtiraz
Sınır dışı etme, bir yabancının Türkiye’den çıkarılmasına yönelik idari bir karardır ve mevzuatta sayılan belirli sebeplere dayanır. Bu sebepler arasında; kalış hakkının sona ermesi, ikamet izni başvurusunun reddi, kamu düzeni ve kamu güvenliği bakımından değerlendirmeler ile belirli suçlardan mahkûmiyet gibi hâller yer alabilir. Kanun, bazı kişiler bakımından sınır dışı kararı alınmasını sınırlayan ya da engelleyen güvenceler de öngörmüştür; örneğin ciddi bir tehlikeyle karşılaşma ihtimalinin bulunduğu durumlar ayrıca değerlendirilir.
Sınır dışı kararına karşı idari yargıda iptal davası açılması mümkündür. Bu davanın kanunda öngörülen süre içinde açılması, kararın icrası bakımından belirleyicidir; usulüne uygun ve süresinde açılan dava, sürecin seyrini etkileyebilir. Kesin gün sayıları ve sürelerin başlangıcı mevzuatla belirlendiğinden ve zaman içinde değişebildiğinden, bu sayfada belirli bir gün taahhüt edilmemekte; kararın tebliğinden itibaren güncel mevzuattan teyit alınarak gecikmeden hareket edilmesi önerilmektedir. Sınır dışı süreci çoğu zaman idari gözetim tedbiriyle birlikte gündeme geldiğinden, iki sürecin bir bütün olarak ele alınması yerinde olur. Dava sürecinin işleyişine ilişkin ayrıntıları sınır dışı (deport) kararına itiraz davası yazımızda bulabilirsiniz.
Giriş Yasağı (Tahdit Kodu) ve Kaldırılması Talebi
Türkiye’ye giriş yasağı; kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı bakımından sakınca görülen yabancılar hakkında Göç İdaresi Başkanlığınca, sınır dışı edilen yabancılar bakımından ise Başkanlık ya da valilikler tarafından alınabilen bir idari karardır. Uygulamada bu kayıtlar tahdit kodu olarak anılır ve vize başvurusundan sınır kapısındaki işlemlere kadar pek çok aşamada karşımıza çıkar. Yasağın süresi, kanunda öngörülen azami sınır içinde belirlenir.
Mevzuat, giriş yasağının kaldırılmasına ve yasak saklı kalmak kaydıyla belirli bir süre için ülkeye girişe izin verilmesine imkân tanır; bu yönde idari başvuruda bulunulması mümkündür. Karar bir idari işlem olduğundan, hukuka aykırı görüldüğü durumlarda idari yargıda iptal davası da gündeme gelebilir. Kaydın hangi gerekçeyle konulduğunun ve dayanak işlemin öğrenilmesi izlenecek yolu belirler; ödenmemiş idari para cezası ya da kamu alacağı bulunması hâlinde ülkeye kabulün ön izin şartına bağlanması da söz konusu olabilir. Bu kayıtlara ilişkin işlemler Ankara’daki merkezî birimler nezdinde yürütüldüğünden, Altındağ’dan iletilen tahdit kodu dosyalarında da ilk adım, kaydın gerekçesinin ve dayanak işlemin öğrenilmesidir.
Vize İhlali ve İdari Para Cezasına İtiraz
Vize, vize muafiyeti veya ikamet izni süresinin aşılması hâlinde yabancı hakkında idari para cezası uygulanabilir; bu durum aynı zamanda kalış hakkının sona ermesi ve sınır dışı işlemleri bakımından sonuç doğurabilir. Ceza tebliğ edildiğinde ödeme yükümlülüğü kanunda öngörülen süre içinde doğduğundan, tebliğ tarihinin ve cezanın dayanağının doğru saptanması ilk adımdır.
İtiraz yolu, cezanın dayanağına ve birlikte alınan işlemlere göre değişir. Kabahat niteliğindeki idari para cezalarına karşı kural olarak sulh ceza hâkimliğine başvurulur. Buna karşılık, idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi hakkında idari yargının görev alanına giren kararlar da alınmışsa, para cezasına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları o işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargıda incelenir. Bu nedenle dosyadaki tebligatların bir bütün olarak değerlendirilmesi, başvurunun doğru mercie ve süresinde yapılması bakımından önem taşır.
İdari Gözetim Kararı ve İtiraz
İdari gözetim, hakkında sınır dışı kararı alınan ya da alınması değerlendirilen yabancının, sınırlı hâllerde geri gönderme merkezinde tutulmasına yönelik bir tedbirdir. Bu tedbire, kaçma ve kaybolma riski, giriş ve çıkış kurallarının ihlali, sahte belge kullanımı veya kamu düzeni bakımından tehlike gibi kanunda sayılan gerekçelerle başvurulabilir. İdari gözetim, kişi özgürlüğünü doğrudan etkileyen bir tedbir olduğundan, süresi ve gözden geçirilmesi bakımından mevzuatta ayrıca güvenceler öngörülmüştür.
İdari gözetim kararına karşı, kişinin kendisi veya yasal temsilcisi ya da avukatı tarafından yetkili sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Bu başvuru, kararın hukuka uygunluğunun hızlı biçimde denetlenmesini amaçlar. Gözetim süresince tedbirin devamının belirli aralıklarla değerlendirilmesi de söz konusudur. Kişi özgürlüğüne ilişkin bu tür kararlarda süreler kısa olabildiğinden, gecikmeden hukuki değerlendirme yapılması ve başvuru yollarının zamanında kullanılması hak kaybını önlemeye yönelik bir yaklaşımın parçasıdır.
Geri Gönderme Merkezi İşlemleri
Hakkında idari gözetim kararı alınan yabancılar geri gönderme merkezlerinde tutulur; bu merkezler Bakanlık tarafından işletilir. Mevzuat, merkezde bulunan yabancıya yakınlarına, notere, yasal temsilcisine ve avukatına erişme ve bunlarla görüşme imkânı ile telefon hizmetlerine erişim sağlanmasını öngörür; ziyaretçilerle, vatandaşı olunan ülkenin konsolosluk yetkilisiyle ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği görevlisiyle görüşülebilmesi de bu güvenceler arasındadır. Bedeli karşılanamayan acil ve temel sağlık hizmetleri ücretsiz verilir, çocukların yüksek yararı gözetilir ve aileler ayrı yerlerde barındırılır. Gözetimin devamında zaruret bulunup bulunmadığı düzenli olarak değerlendirildiğinden, koşullardaki değişikliklerin idareye zamanında bildirilmesi önem taşır.
Uluslararası Koruma Başvurusu
Menşe ülkesine dönemeyen ya da dönmek istemeyen yabancılar bakımından uluslararası koruma başvurusu gündeme gelebilir. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, koşulları farklı olan çeşitli koruma statülerini düzenlemiştir. Başvuru, kural olarak ilgili göç idaresi birimlerine yapılır ve başvuranın durumu bireysel olarak değerlendirilir; bu süreçte kişinin beyanları, sunduğu belgeler ve menşe ülkeye ilişkin koşullar birlikte ele alınır.
Uluslararası koruma sürecinde başvuranın belirli hakları ve yükümlülükleri bulunur; başvurunun reddi hâlinde ise karara karşı öngörülen itiraz ve dava yolları söz konusudur. Başvuranın beyanlarının tutarlı olması, sürecin her aşamasında tebligatların takip edilmesi ve verilen sürelere zamanında yanıt verilmesi, dosyanın sağlıklı ilerlemesi bakımından önem taşır. Bu alandaki işlemler kişinin temel haklarını yakından ilgilendirdiğinden, sürecin dikkatli biçimde yürütülmesi yerinde olur.
Geçici Koruma Statüsü İşlemleri
Geçici koruma, ülkesinden ayrılmaya zorlanmış ve kitlesel olarak sınırlarımıza gelen yabancılar bakımından uygulanan ve ayrı bir yönetmelikle düzenlenen bir korumadır. Kayıt işlemleri tamamlananlara valilikler tarafından geçici koruma kimlik belgesi düzenlenir. Bu belge Türkiye’de kalış hakkı sağlar; ancak ikamet izni ya da ikamet izni yerine geçen belgelere eşdeğer sayılmaz, uzun dönem ikamet iznine geçiş hakkı tanımaz, süresi ikamet izni toplamında dikkate alınmaz ve sahibine Türk vatandaşlığına başvuru hakkı vermez.
Geçici koruma kapsamındaki kişilere sağlık, eğitim, iş piyasasına erişim, sosyal hizmetler ve tercümanlık gibi hizmetler sağlanabilir; iş piyasasına erişim ayrı bir çalışma izni usulüne tabidir. Kalınmasına izin verilen il ve adres bilgilerine bağlı işlemler bulunduğundan, kayıtların güncel tutulması önem taşır. Statünün bireysel olarak sona erdirilmesi ya da kimlik belgesinin iptali gibi kararlar kişinin hukuki durumunu doğrudan etkilediğinden, bu tür işlemlerde başvuru ve dava yollarının gecikmeden değerlendirilmesi yerinde olur.
Yabancılar Hukuku ve Vatandaşlık İlişkisi
Yabancılar hukuku ile vatandaşlık, uygulamada sıklıkla birbirini izleyen alanlardır; belirli koşulları taşıyan yabancılar bakımından ikamet süreci ilerleyen aşamada Türk vatandaşlığının kazanılmasına giden bir zemin oluşturabilir. Ancak vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin başvuru yolları, koşulları ve usulü ayrı bir çalışma alanıdır ve kendi içinde farklı değerlendirmeler gerektirir. Türk vatandaşlığının kazanılmasına dair sürecin ayrıntılarına vatandaşlık hukuku alanındaki çalışmalarımızdan ulaşabilirsiniz. Bu sayfa ise ikamet, çalışma, sınır dışı, idari gözetim ve uluslararası koruma gibi yabancılık statüsüne ilişkin işlemlere odaklanmaktadır.
İşlem Türüne Göre Başvurulacak Merci
Aşağıdaki tablo, bu sayfada ele alınan işlemlerde izlenen yolu özetler; atılacak adım somut duruma göre değişebilir.
| İşlem türü | Başvurulacak merci | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Uzun dönem ikamet izni | Valilik (Bakanlık onayıyla) | Kesintisiz kalış, gelir ve sigorta ölçütleri birlikte aranır |
| İkamet veya çalışma izni reddi | İdare mahkemesi (iptal davası) | Dava, kanunda öngörülen süre içinde açılır |
| Sınır dışı (deport) kararı | İdare mahkemesi (iptal davası) | Tebliğ tarihi ve sürenin başlangıcı esas alınır |
| İdari gözetim kararı | Sulh ceza hâkimliği | Başvuru, idari gözetimi kendiliğinden durdurmaz |
| Giriş yasağının kaldırılması | Göç İdaresi Başkanlığı; iptal talebinde idari yargı | Kaydın gerekçesi ve dayanak işlem öğrenilir |
| Geçici koruma kayıt işlemleri | Valilik ve il göç idaresi müdürlüğü | Kimlik belgesi ikamet izni yerine geçmez |
Çankaya ve Ankara Genelinde Yabancılar Hukuku İşlemleri
Çankaya, Ankara’nın idari kurumların ve yabancı temsilciliklerin yoğunlaştığı ilçelerinden biridir; bu yoğunluk, ikamet ve çalışma izninden uluslararası korumaya kadar çeşitli yabancılar hukuku dosyasının gündeme gelmesine yol açar. Çukurambar, Kızılay, Kavaklıdere ve Söğütözü gibi Çankaya’nın farklı bölgelerinden ulaşan başvurularda, randevu ve başvuru adımlarının yerel işleyişe uygun biçimde planlanması süreci kolaylaştırır. Yabancılar hukuku dışında ilçe genelinde yürüttüğümüz çalışmaları ise Çankaya’da sunduğumuz hukuki destek alanları sayfasında topladık.
İkamet ve çalışma izni ile uluslararası korumaya ilişkin işlemler, büyük ölçüde Ankara İl Göç İdaresi Müdürlüğü nezdinde yürütülür. Sınır dışı ve çalışma izni reddi gibi idari işlemlere karşı açılacak iptal davaları ise İdari Yargılama Usulü Kanunu‘ndaki yetki kurallarına göre belirlenen idare mahkemesinde (uygulamada çoğunlukla Ankara İdare Mahkemeleri) görülür; bu kararlara karşı kanun yoluna gidildiğinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi devreye girebilir. İdari gözetim kararlarına ilişkin başvurular ise yetkili sulh ceza hâkimliğince incelenir. Yerel işleyişin ve kurumsal süreçlerin bilinmesi, dosyanın planlanmasında ve gereksiz gecikmelerin önlenmesinde pratik bir katkı sağlar. Büromuzun sunduğu diğer hukuki hizmetlere hukuk hizmetleri sayfamızdan ulaşabilir, genel bilgi için ana sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Kısaca: Yabancılar hukuku; ikamet izni, çalışma izni, sınır dışı kararı, idari gözetim ve uluslararası koruma gibi kişinin Türkiye’deki statüsünü doğrudan etkileyen işlemleri kapsar. Doğru izin türünün belirlenmesinden başvuru ve yenileme sürelerine, ret kararlarına karşı itiraz ve dava yollarının zamanında kullanılmasına kadar her adımın usule uygun planlanması, hak kaybının önlenmesine yardımcı olur. İşlem başlatılmadan önce somut durumun hukuki açıdan değerlendirilmesi ve sürelerin güncel mevzuattan teyit edilmesi önerilir.
Sıkça Sorulan Sorular
İkamet izni başvurusu nasıl yapılır?
İkamet izni başvuruları, elektronik ortamda oluşturulan randevu ve dosya üzerinden ilgili göç idaresi birimlerine yapılır. Başvuruda kalış amacına uygun izin türünün seçilmesi, gerekli belgelerin usulüne uygun biçimde hazırlanması ve geçerli sağlık sigortası ile geçim koşullarının ortaya konması beklenir. Uygun türün ve gerekli belgelerin kişinin durumuna göre belirlenmesi, dosyanın sağlıklı ilerlemesi bakımından önem taşır.
İkamet iznim reddedilirse ne yapabilirim?
İkamet izni başvurusunun reddi bir idari işlemdir ve kural olarak idari yargıda denetlenebilir. Ret kararına karşı kanunda öngörülen süre içinde idare mahkemesinde iptal davası açılması gündeme gelebilir. Sürenin kaçırılması hak kaybına yol açabileceğinden, kararın tebliğinden itibaren sürelerin dikkatle takip edilmesi ve gecikmeden değerlendirme yapılması önerilir.
Sınır dışı kararına itiraz edilebilir mi?
Evet. Sınır dışı etme kararına karşı idari yargıda iptal davası açılabilir. Bu davanın kanunda öngörülen süre içinde açılması, kararın icrası bakımından belirleyicidir. Sürelerin başlangıcı ve uzunluğu mevzuatla belirlendiğinden ve değişebildiğinden, kararın tebliğinden hemen sonra güncel mevzuattan teyit alınarak hareket edilmesi yerinde olur.
İdari gözetim kararına karşı nereye başvurulur?
İdari gözetim kararına karşı, kişinin kendisi ya da yasal temsilcisi veya avukatı tarafından yetkili sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Bu başvuru, tedbirin hukuka uygunluğunun hızlı biçimde denetlenmesini amaçlar. Kişi özgürlüğünü etkileyen bu kararlarda süreler kısa olabildiğinden, gecikmeden hukuki değerlendirme yapılması önem taşır.
Çalışma izni ile ikamet izni aynı şey midir?
Hayır; bunlar farklı amaçlara hizmet eden işlemlerdir. İkamet izni, yabancının Türkiye’de yasal olarak bulunmasını düzenlerken; çalışma izni, çalışma hakkını doğrudan etkiler ve çoğu durumda ayrı bir usulle, işveren aracılığıyla ilgili bakanlık nezdinde yürütülür. Çalışma izni belirli hâllerde ikamet izni yerine de geçebilir; kişinin durumuna göre hangi iznin gerektiği ayrıca değerlendirilir.
İlk görüşmeye hangi belgeleri getirmeliyim?
Pasaport veya kimlik belgesi, varsa mevcut ikamet ya da çalışma izni kartı, size tebliğ edilen karar veya yazılar ile başvuru dosyanıza ilişkin yazışmaları getirmeniz değerlendirmeyi kolaylaştırır. Belgelerin yabancı dilde olması hâlinde onaylı tercüme gerekip gerekmediği ilk görüşmede ele alınır. Eksik belge görüşmeye engel değildir; ihtiyaç duyulan belgeler görüşme sonrasında listelenerek tamamlanabilir.
Dava masrafları ve vekalet ücreti nasıl belirlenir?
Vekalet ücreti, dosyanın kapsamına ve gerektirdiği emeğe göre, yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin altında kalmamak üzere belirlenir. Harç ve tebligat gideri gibi masraflar ise işlemin türüne göre değişir ve güncel tutarları ilgili mevzuatla düzenlenir. Ücret ve masraflara ilişkin bilgilendirme, dosyanın niteliği değerlendirildikten sonra ilk görüşmede yapılır.
Giriş yasağı (tahdit kodu) kaldırılabilir mi?
Mevzuat, giriş yasağının kaldırılmasına ya da yasak saklı kalmak kaydıyla belirli bir süre için Türkiye’ye girişe izin verilmesine imkân tanır; bu yönde idari başvuru yapılabilir. Yasak bir idari işlem olduğundan, hukuka aykırı görülen kararlara karşı idari yargıda iptal davası da gündeme gelebilir. Kaydın hangi gerekçeyle konulduğunun ve dayanak işlemin öğrenilmesi, izlenecek yolun belirlenmesinde ilk adımdır.
İlgili Hizmetler
Yabancılar hukukundaki uyuşmazlıkların önemli bölümü, sınır dışı ve çalışma izni reddi gibi idari işlemlere karşı açılan iptal davalarıyla yürütüldüğünden süreç, idare hukuku ile yakından kesişir. Büromuzun çalıştığı diğer alanların tümüne Çankaya hukuk hizmetleri sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
Yabancılar hukukuna ilişkin süreçlerde hukuki desteğe ihtiyaç duyuyorsanız Avukat Oğuz Üşenmez ile iletişime geçebilirsiniz. İzlenecek yol, gerekli belgeler ve süreler hakkında bilgilendirme sağlanır.