Blog

Sigorta Şirketinin Size Vermek İstemediği O Para: Araç Değer Kaybı (GÜNCEL:2025)

Bir kaza atlattınız ve şimdi aklınızda bir sürü soru var. “Aracımın değeri ne olacak?”, “Sigorta her şeyi karşılar mı?”, “Bu süreçle kim uğraşacak?”. Bu belirsizlik yorucu olabilir.

Bu yazıda, standart blog formatlarının dışına çıkıyoruz. Ofisimize gelen müvekkillerimizin bize en sık sorduğu soruları ve onlara verdiğimiz net cevapları, sizin için bir araya getirdik. Tıpkı bir danışmanlık görüşmesi gibi…

Soru 1: “Kaza yaptım ve hiç kusurum yok. Herkes ‘değer kaybı’ diyor. Bu tam olarak nedir, benim cebime girecek bir para mı?”

Cevap: Kesinlikle evet. Şöyle düşünün: Aracınız ne kadar mükemmel tamir edilirse edilsin, artık TRAMER kaydında “kazalı” olarak görünüyor. Bu durum, aracınızı satmak istediğinizde fiyatını on binlerce lira düşürür. İşte bu gerçek ve net zarara “değer kaybı” diyoruz. Kanun, bu zararın kazada kusurlu olan tarafın sigortası tarafından size ödenmesini emreder. Kısacası evet, bu sizin hakkınız olan ve cebinize girmesi gereken bir paradır.

Soru 2: “Peki benim arabam için değer kaybı alabilir miyiz? Duyduğuma göre eski veya kilometresi yüksek araçlara ödeme yapılmıyormuş.”

Cevap: Bu, sigorta şirketlerinin kullanmayı en sevdiği yanlış bilgidir. Yargıtay kararları çok net: Aracın yaşının veya kilometresinin yüksek olması ödeme yapılmasına engel değildir. Sadece alınacak paranın miktarını etkiler.

Üç basit kontrol yeterlidir:

  • Kazada %100 kusurlu değilseniz,
  • Hasar aracın metal aksamındaysa,
  • Kazanın üzerinden 2 yıl geçmediyse,

Büyük ihtimalle tazminat hakkınız var demektir. “Acaba benim durumum uygun mu?” diye düşünerek vakit kaybetmeyin. Bize ulaştığınızda, daha ilk görüşmede size ücretsiz olarak durumunuzun uygun olup olmadığını net bir şekilde söylüyoruz.

Soru 3: “Anladım. Peki bu süreci kendim yönetemez miyim? Neden bir avukata ihtiyacım olsun ki?”

Cevap: Elbette yönetebilirsiniz. Ancak bu, “Kendi evimi kendim boyayabilir miyim?” sorusuna benzer. Evet, boyayabilirsiniz ama sonuç profesyonel birininki gibi olur mu?

Tek başınıza başvurduğunuzda, sigorta şirketi size muhtemelen piyasanın altında, “alırsan al” diyebileceği bir teklif sunar veya dosyanızdaki en ufak bir hatayı bahane ederek talebinizi reddeder.

Biz devreye girdiğimizde ise durum değişir. Çünkü sigorta şirketi bilir ki;

  • Dosyamız eksiksizdir.
  • Talep ettiğimiz rakam, güçlü bir rapora dayanır.
  • Tekliflerini kabul etmezsek, süreci Tahkim’e taşıyacak ve büyük ihtimalle kazanacağız.

Bu profesyonel duruş, çoğu zaman daha en başından size çok daha yüksek bir tazminat ödenmesini sağlar.

Peki Süreç Teknik Olarak Nasıl İşliyor?

Tazminat süreci, kanunla belirlenmiş net adımlardan oluşur:

  1. Dosya Hazırlığı ve Başvuru: Öncelikle gerekli tüm belgeler toplanır ve aracınızdaki kaybı net olarak hesaplayan bir eksper raporu alınır. Bu profesyonel dosya ile karşı tarafın sigorta şirketine resmi başvuru yapılır.
  2. Sigortanın Cevap Süresi: Başvuru sigorta şirketine ulaştıktan sonra, şirketin dosyayı inceleyip size bir cevap vermesi için yasal olarak 15 iş günü süresi vardır.
  3. Sonuç ve Sonraki Adım: Bu 15 günün sonunda sigorta şirketi;
    • Talebinizi kabul edip ödeme yapabilir.
    • Talebinizi reddedebilir.
    • Hakkınız olandan daha düşük bir teklif sunabilir.
  4. Sigorta Tahkim Komisyonu: Eğer sonuç sizi tatmin etmezse, süreç mahkemelere göre çok daha hızlı işleyen Sigorta Tahkim Komisyonu’na taşınır. Burada dosyanız bağımsız hakemler tarafından tekrar incelenir ve nihai karar verilir.

Özetle, değer kaybı sizin yasal bir hakkınızdır ancak tahsil süreci görüldüğü gibi teknik bilgi ve takip gerektiren adımlar içerir. Bu süreçte hak kaybı yaşamamak adına bir hukuk profesyonelinden destek almanız, en doğru ve güvenli yaklaşım olacaktır.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *